4 Aralık 2011 Pazar

Four Lions


"Four lions" filmini Christopher Morris yazıp yönetmiş. Kendisi 2 defa bafta ödülünü kazanabilmiş. Bafta ödülü de İngiltere'nin oskarı gibi bir şey. Filmin başrollerinde de fazla tanınmayan İngiliz oyuncular yer alıyor. Filmimiz komedi ve dramı güzel bir şekilde harmanlayabilmiş. Anlattığı konu da mutlaka değinilmesi gereken dramlardan biriydi.


Filmimizdeki ana konu inanılmaz yeteneksiz 5 tane çakma Müslümanın kendilerince dikkat çekmek ve cihat için bir şeyler yapabilmek gayretlerini konu alıyor. Terör olayları Londra'daki metro saldırısından sonra tekrar gündeme geldi ve bu sefer IRA yerine Müslümanlar hedefte oldu. Her ne kadar bazı Müslüman olduğu iddiasında olan kişilerin gereksiz çabaları İngiltere'yi bu konuda haklı durumuna soksa da genel anlamda bir İslam düşmanlığı takınan İngiliz hükümetlerini suçlamamak olmayacaktı. Filmde bu konu gayet alaycı bir şekilde anlatılmış. Özellikle bu 5 yeteneksizden biri olan İngiliz kökenli müslümanın bir oturumda yaptığı konuşma ve gençleri galeyana getirmesi bu durumu güzelce özetliyor. Bu sahne bir hayli de komik.


Bu çok acayip grubun Afganistan’a gidip eğitimden geçme maceraları da benim en sevdiğim sahnelerden. Favori salağım ise waj karakteri. Sim kartını yuttukları sahnede waj'a gülmeden edemiyosunuz. Diğer Hintliye benzeyen adam da ayrı bir hikaye, onu ben şimdi sokakta görsem herhalde üzerinde bomba var diye kıllanırım. En pisi pisine giden Niyazi kendisi olmuştur. Karga ve koyun ile olan cihad mücadeleleri görülmeye değer. Takımın lideri konumundaki omar da akıllı gözükmesine rağmen belki de en aptal olanıdır çünkü diğerleri zeka seviyelerinin farkındayken bu kendini akıllı zannetmektedir. Onun kardeşi ise normal bir Müslüman olarak gözüküyor. Ama o nasıl bir tip, hal harekettir diyoruz yani omar'ın kardeşini Afganistan'a bırak bayrağı kapan arkasında saf tutar. İngiliz kökenli Müslüman ise çok radikal fikirleri olan bir arkadaş. Muhtemelen filmimiz biraz daha uzun olsaydı kendisinin homo veya ona benzer bir şey olduğunu öğrenecektik. Deli olduğu ise gerçek. Camiyi bombalamak için düşündükleri ise interesting. Gruba sonradan katılan romantik İslamcı arkadaş da çok komik. Sarışın bir kızı bomba evine getirip kareoke partisi yapması her şeyi özetliyor gibi.


Filmde şiddetli bir İslam karşıtlığıyla mı karşı karşıyayız diyoruz ve sonucunda evet cevabını buluyoruz. Birinci sebep filmi İngilizlerin çekmesi. Her ne kadar komedi ön planda olsa da İngilizler islamiyeti sevmez. Muhtemelen yer yüzündeki İslam düşmanlığını tescillendirmiş iki devletten birisidir İngiltere. İkinci sebebimiz de filmdeki Müslümanları canlandıran insanların gerçekten itici tiplere sahip olmaları.  Bir sahnede normal  Müslüman ailelere yanlışlıkla baskın yapılıyordu, orada bile bu normal insanları başka bir şey gibi göstermeye çalışmışlar.


Benim bu İslam, İngiliz, terör meselelerinde canımı sıkan ise filmlerde gösterilen İslam sempatizanlarının kesinlikle beni veya bizi temsil etmediğidir. Afganistan’daki usame'nin adamlarını da sikeyim, Londra'da metro patlatanı da sikeyim, Rusya'da okul yakanı da sikeyim. Siz dini nerden öğrendiniz lan. Şimdi bir Amerikalı'ya sorsan İslam kimdir, nedir diye ya Arapları söyler ya da İranlıları. İyi de İranlılar şii'dir yani bizle uzaktan yakından alakaları yoktur ki kendileri bidat ehlinden olup 73 bozuk fırkadan biridir. Ayrıca onların şu anki mezheplerini Yahudi dönmesi Abdullah bin sebe ortaya atmıştır. Bazen haberlerde İsrail iran'ı vuracakmış diyor ya çok gülüyorum. Ulan kendi buldukları dini niye ortadan kaldırsınlar. Bu iran'ın sorunlu haberlerini izleyen cahil ecnebiler de artık durumu nasıl yorumluyorlar merak konusu.


Araplara gelecek olursak; şeyh dedikleri bozuntular da dahil önemli bir zenginlik ve nüfus çoğunluğu vehhabi yani bize göre sakat bir anlayış ve mezhep. O bilmem neler yüzünden ne efendimizin ne de sahabenin tek bir mezarı anıtı çeşmesi evi barkı kalmadı. Her yeri yıktılar, Osmanlı'nın bir tek taşını bırakmadılar, yerlerine kocaman kocaman süper lüks oteller yaptılar. Hepinizin amına koyum pis barbar kabileler. Amını siktiğimin altın kaptan su içip birbirlerini düzen yavşak bedevileri. Şimdi hadi bunlar yavşak biz biliyoruz da, filmde ne diye elin yanlış yoldaki arabı beni temsil ediyor? Beni dellendiren nokta bu. Adam da tabi filmini yapar, dalgasını da geçer. Hakikaten öyle Afganlı tipleri sinemalarda gösteriyorlar ki bu tipleri gören bir Japon'un Müslüman olma şansı sıfıra çok yakın.


Bu film de dahil iran, afganistan ve bazı Arapların başını çektiği Müslüman birlikler Yahudilere ve İngilizlere gereken cevabı vermeye çalışıyorlar ve filmin sonunda da imha ediliyorlar, sen de oh be ne güzel oldu dünya teröristlerden kurtuldu diyorsun. İngilizle yahudiden önce bunları sikeyim moruk, sen kimsin la amına koduğumun çocuğu, boşu boşuna sakal bırakıp taharetten habersiz pislik içinde yaşayan namaz kılmaz kılsa da kıbleye dönmez pislikler. İlk önce bunları keseceksin moruk ondan sonra Yahudi kolay. Bir başka filmde de şöyle bir sahne göze çarpmıştı. Müslüman bir çocuğun başından geçenler anlatılıyor ve çocuğun da bir arkadaşı bombacı ve otobüste bombayı patlatıyor. Bu ilk gördüğümüz çocuk da iyi bir Müslüman ve suçsuz yere o da ölüyor biz de diyecekmişiz ki bak arada iyi Müslümanlar da varmış. Ulan o iyi Müslüman dediğiniz yataktan kalkıyor baksırla abdest alıyor sonra da baksırla namaz kılıyor. Olum siz neyin dinini yaşıyonuz lan. Sen hangi mezheptensin lan, avret yerlerin oran buran açık namaz kılıyon. Bu bombacılar zaten İslam bozuk diye namaz felan da kılmazlar. Türkiye'de de bazı tarikatlar bir ara Cuma namazına gitmiyorlardı, neden? Çünkü türkiye'yi masonlar yönetiyomuş ama artık Müslümanlar yönettiği için cumaya gidiyorlarmış. Sizin de beyninize limon sıkıyım. Sizlerin yüzünden insanlar dinden soğuyor.


Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de filmler diziler çekilince olaydan uzak olan bir adamın islamı anlama ya da ne bileyim sempati kurma şansı kalmıyor. Belki filmi yapan adama da kızamayız. O da öyle görmüş duymuş olabilir. Bir Hollandalı, Afganları sevmiyor diye ben elin van pörsisine  kızamam. Ben tutup da Filistin için çok da fazla üzülemem. Tamam adamlar Yahudilerin kucağında ama bilmiyorsunuz ki bu yavşaklar zamanında Osmanlı'yı satmışlar. Canları sıkılınca İsrail'e roket atıyorlar ondan sonra da onlarca masum sivilin ölümüne sebebiyet veriyorlar, bunun adı cihat felan değil düpedüz sorumsuzluk ve cahillik biraz da planlı işler. Sen kimsin, daha memlektinde hastanen, okulun yok israile roket atıyorsun gerizekalı. Bu Araplar da az İngiliz kucağında oturmadılar. Ya moruk bu arabistalı Lawrence denilen am yarması arabistanda 14 yıl imamlık yapmış. Ulan biriniz de demediniz mi bu adam iyidir hoştur da elhamı yanlış okuyor diye. Adamı sinirlendiriyorlar ya. Müslüman olduğu iddiasındaki şahıslar kafir milletlerde terör eylemi gerçekleştiriyor, Amerika felan da gelip bunların ülkelerine saldırıyor, mesele sadece bu değil hacı ya. Arada biz de kaynıyoruz. Şimdi adam video çekmiş habire islamı öven niralar atıyor sonra da gidiyor canlı bombalar vasıtasıyla insanları öldürüyor. Amerika gidip bu adamın ebesini bellese ben ne diyebilirim, bellesin amına koyuyum bana mı sordun bombalarken.


Daha beteri tepemizde var. Rusya çeçen heyetiyle konuşuyor barış sağlanıyor, inşaat ve enerji sektörlerinde imzalar atılıyor akşamına adam gidiyor okulu bombalıyor, olum siz ne içiyonuz la. Ondan sonra angelina jolie'nin "beyond borders" filminde çeçenler tecavüzcü diye karşımıza çıkıyor ki holivıd Rusları daha fazla yok etmek ister buna rağmen Ruslarla savaşan çeçenler bildiğin yaratık gibi çıkmış. İnsan sinirleniyor ister istemez. İzleyeceğimiz bu filmde gayet başarılı ve komik sahneler de var ama bu filmi izleyen bambaşka birisi için tüm İslam çevresi bu olmamalı, neyse belki ben dozu fazla kaçırdım en iyisi filmi bir de siz deneyin.



Four Lions film eleştirisi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder